Yapay Zekâ Her Şeyi Yapabiliyorsa, Nereden Başlayacağız?
- AYŞEGÜL ÖZLEYEN
- 1 gün önce
- 2 dakikada okunur
Yeni teknolojileri takip ederken bazen karşıma çıkan bir kavram, ürün geliştirirken uzun süredir düşündüğüm bir şeyi çok iyi tarif ediyor.
Son örneği yapay zekâdaki “Blank Canvas Problem” oldu.
Bugün birçok AI uygulamasını açtığımızda önümüzde boş bir ekran var:
“Ne yapmak istersiniz?”
Aslında etkileyici bir özgürlük. Sistem onlarca, hatta yüzlerce farklı işi yapabiliyor.
Ama tam da burada başka bir sorun ortaya çıkıyor:
Kullanıcı bütün bu imkanların içinden hangisinin kendi problemi için anlamlı olduğunu nasıl bilecek?
Bu nedenle AI ürünlerinde ilginç bir yön değişimi görüyoruz.
Örneğin Gusto, yapay zekâyı yalnızca ayrı bir sohbet alanı olarak sunmak yerine bordro ve işletme süreçlerinin içine yerleştiriyor. Kullanıcının her seferinde ne yapılması gerektiğini tarif etmesini beklemek yerine, teknoloji zaten yürüyen işin bağlamında devreye giriyor.
Bence burada önemli olan AI’ın ne kadar güçlü olduğu değil.
Ürünün, kullanıcının üzerinden ne kadar düşünme yükü aldığı.
Bu konu finans söz konusu olduğunda daha da anlamlı hale geliyor.
Bir şirket yöneticisinin nakit akışındaki her oranı bilmesi gerekmiyor. Ama sistemin hangi gelişmenin yaklaşan bir nakit sıkışıklığına işaret ettiğini ayırt edebilmesi gerekiyor.
Şirketinin değerini bilmek isteyen birinin değerleme metodolojisini baştan öğrenmesi gerekmiyor. Ama uygulamanın sektör, iş modeli ve finansal yapı arasındaki farkı dikkate alması gerekiyor.
Finansman arayan bir şirketin onlarca alternatifi tek tek modellemesi de gerekmemeli. Asıl önemli olan, hangi yapının şirketin nakit yaratma biçimiyle gerçekten uyumlu olduğunu görebilmek.
Ainsideme’nin dijital uygulamalarını geliştirirken bizim için giderek daha önemli hale gelen konu da bu.
Daha fazla özellik eklemek değil; doğru finansal mantığı doğru anda devreye sokmak.
Nakit akışı, finansman, dış ticaret, risk ve son olarak şirket değerleme uygulamalarımızın her biri farklı bir problemi çözüyor.
Ama ürün tasarımında ortak bir düşünce var:
Kullanıcıya sınırsız seçenek bırakmak yerine, karar verirken gerçekten önemli olan noktaları görünür hale getirmek.
Belki yapay zekânın iş dünyasındaki gerçek değeri de yalnızca daha çok şey yapabilmesinde olmayacak.
Bize ne yapabileceğini sormak zorunda bırakmadan, ne zaman işe yarayacağını bilmesinde olacak.



Yorumlar